->
İş Bankası, ödeme performansı iyi olan müşterilerine uygun kredi imkanı sunuyor.
İş Bankası Bireysel Krediler Genel Müdür Yardımcısı Hülya Altay, müşteri portföylerinde tarama yaparak, ödeme performansı iyi olan müşterilerine istekleri halinde ihtiyaçlarına göre uygun kredi imkanı sunduklarını belirterek, “Buradaki amacımız temiz sicile sahip müşterilerimizle bir ömür boyu beraber olabilmek” dedi.
Altay, Sabancı Organize Sanayi Bölgesi’nde, İş Bankası Şubesinin açılışına katılmak üzere geldiği Adana’da, AA muhabirine yaptığı açıklamada, her banka gibi İş Bankası’nın da kredi verirken birbirine benzer, geleneksel bir takım kriterleri göz önünde tuttuğunu ancak, ödeme performansı iyi müşterilerine özel ayrıcalıklar getirdiklerini bildirdi.
Her bankanın borcuna sadık müşteri peşinde olduğunu vurgulayan Altay, kendilerinin de müşteri portföylerine yenilerini dahil etmenin yanı sıra, mevcut müşterilerini de elde tutmak için çaba harcadıklarını, ödeme performansı iyi olan müşterilerine istekleri halinde ihtiyaçlarına göre daha uygun faiz ve vadelerle kredi imkanı sunduklarını ifade etti.
Altay, “kişiye özel” diye ifade edilebilecek bu kredilendirmede, kişinin banka ile birlikteliğinin süresi ve ödeme performansının önemli bir kriter olduğunu belirterek, “Buradaki amacımız, sicili temiz müşterilerimizle bir ömür boyu beraber olabilmek” diye konuştu.
Yaptıkları taramalarda “özel” sınıfına dahil ettikleri müşterileriyle ilgili listeleri ilgili banka şubelerine gönderdiklerini, bu müşterilere ayrıcalıklı hizmet verilmesini istediklerini anlatan Altay, bunun yanı sıra kredi çeşitliliğini artırarak, müşterinin konuttan otomobile, çocuğunu evlendirmeden, yapacağı tatile kadar her ihtiyacını karşılama çabasında olduklarını vurguladı.
Müşteriyi tanımanın da verilecek hizmetin kalitesinde önemli bir etken olduğuna dikkati çeken Altay, bu nedenle, müşterilerini daha iyi tanımak için büyük projeler başlattıklarını, bu alana önemli yatırımlar yaptıklarını ve bu konuda dünya çapında danışmanlık firmalarıyla çalıştıklarını anlattı.
Her müşterinin kendileri için özel olduğunu ancak, halk arasında ifade edildiği gibi “ayağını yorganına göre uzatmayan müşteriye” karşı da yol gösterici olmaya çalıştıklarını, taleplerini geri çevirmelerinin ise onlara kötülük değil, iyilik olarak değerlendirilmesi gerektiğini bildirdi.
Altay, özellikle uzun vadeli konut kredilerinde düşük faiz avantajı için bazı kişilerin “formalite” tarzında eşinin, dostunun konutlarını üzerine alıp, bu imkandan faydalanmaya çalıştıklarını da bildiklerine dikkati çekerek, şöyle konuştu:
“Bunu aslında hiç doğru bulmuyor, gerek de görmüyoruz. Çünkü, herkesin ihtiyacına göre bir kredi türü artık var. Biz bireysel kredilerde vadeyi azami 36 ayla sınırlıyoruz. Çünkü, Türkiye’de mevduata yatırılan paranın azami süresi 3 ay iken, bizim bireysel krediyi 5 yıl vadeyle vermemizin mantığı olmaz. Ancak, müşteri ısrarla uzun vadeli bireysel kredi istiyorsa buna da varız. Kişinin ipotek gösterecek gayrimenkul, taksitlerini ödeyecek gelir düzeyi, daha önceki kredilerini ödeme performansı notu iyi ise 60 ay vade ile de bireysel kredi verebiliriz.
Bu kadar uzun vade konut sahibi olmak için makul karşılanabilir ancak, kişilerin günübirlik ihtiyaçları için böyle uzun vadeli borçlanmaya girmelerini doğru bulmuyoruz.”
İş Bankası Ticari Krediler Genel Müdür Yardımcısı Kayhan Söyler ise bankacıların bireysel ve ticari kredilerden çok kredi kartları ödemelerindeki sorunlardan şikayetçi olduğunu, kredi kartlarındaki sorunun ise çok uzun vadeli taksitlerden kaynaklandığını ifade etti.
Söyler, yapılacak yeni bir düzenleme ile kredi kartı taksitlerine sınırlama getirilmesi yönündeki çalışmaları olumlu gördüklerini belirterek, şunları kaydetti:
“Çünkü, bu işin dozu öylesine kaçmıştı ki neredeyse ekmeğin bedelini bile şimdi al, gelecek ay öde denecek aşamaya geldi. Bir kere kredilerin taksitlendirmesini bankaların yapması lazım. Oysa, tedarikçiler, taksitlendirme yaparak bir yerde bankacıların görevini üstleniyor.
Kırtasiye malzemesi alıyorsunuz, buna 12 ay taksit olmaz ama beyaz eşya da olabilir. Bir de taksitlendirmeler kredi kartı limitinden düştüğü için tüketici bir süre sonra tıkanıyor. Taksitlendirmeye sınırlama getirilmesinin kredi kartı batağını azaltacağını düşünüyoruz.”
Fortis ve Milleniumbank İsviçre Frangı ile aylık 0.54’lük faiz oranıyla konut kredisi kullandırmaya başladı
Bankaların şu andaki dolar ve euro konut kredisi faizleri aylık yüzde 0.8 civarında. Yıllık bileşik tutarı yüzde 12’ye denk geliyor. Oysa banka daha ucuz borçlandığı İsviçre Frangı’nı aylık yüzde 0.54’lük faiz oranı ile kullandırıyor. Bu da yıllık yaklaşık yüzde 7 faiz anlamına geliyor.
Örneğin 10 yıl vadeli 100 bin dolarlık konut kredisi alan müşteri, dolar cinsinden ayda 938 dolar (1.106 YTL) taksit öderken, 100 bin YTL’ye karşılık gelen 116 bin Frank kredi alan müşteri bin 106 YTL yerine 863 Frank (969 YTL) konut kredisi taksiti ödüyor. Aradaki fark ise aylık 137 YTL.
3 bin YTL kâr
10 yıl içinde eğer dolar ile frank arasındaki paritede herhangi bir değişiklik olmazsa frank ile kredi alanlar 265 bin 641 YTL yerine 232 bin 719 YTL toplamda ödeme yapacak. Yani yaklaşık 33 bin YTL daha az faiz ödemiş olacak.
kredi.files.wordpress.com/2007/10/fortis.jpg”>
Fortis, bireylerin borçlarını kapatabilmesi amacıyla Borç Transfer Kredisi uygulaması başlattı.
Fortis, bireylerin başka bankalardaki kredi kartı ve bireysel kredi borçları ile kamu kurumlarına ait borçlarını kapatabilmesi amacıyla “Borç Transfer Kredisi” uygulamasını başlattı.
Fortis’ten yapılan açıklamaya göre, Borç Transfer Kredisi, borçların 60 aya kadar vade ile geri ödenmesini sağlıyor. Borç Transfer Kredisinin ödemeleri, doğrudan doğruya müşterinin başvuru talimat formunda belirtmiş olduğu diğer bankalardaki kredi kartlarına veya kredi hesaplarına yapılıyor.
Fortis Perakende Bankacılıktan sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Gökhan Mendi konuya ilişkin değerlendirmesinde, Borç Transfer Kredisinin temelinde bireylerin farklı yerlere olan borçlarını tek tek yönetmek yerine, uygun faiz, eşit taksit ve 60 ay vade avantajıyla sadece Fortis’e geri ödeme yapma avantajı elde etmesini sağladığını, böylelikle bankalara, kamu kurum ve kuruluşlarına borcu olanların, ödemelerini kontrollü bir şekilde yapabildiklerini, Borç Transfer Kredisinin büyük ilgi görmesini beklediklerini kaydetti.
Diyelim ki geçen sene başlarında aylık 1.80 faizle konut kredisi aldınız . Konut kredileri indi 1.08 civarına. Banka size faizi uygulamayı kabul eder mi? Evet. Ama bu hangi bankanın müşterisi olduğunuza bağlı. İki grup banka var. Birinci gruptaki bankalar müracaat üzerine eski konut kredisi müşterilerine yeni, yani düşük faiz uygulamayı kabul ediyorlar. Bu işleme bankacılık lisanında `yeniden yapılandırma` deniyor. HSBC bu bankalardan biridir. Dün aradığım bir HSBC şubesinden şu bilgiyi aldım: `Yeniden yapılandırma yapılıyor. Müşterinin başvurusu üzerine genel merkeze haber veriyoruz. Normal olarak o gün içinde olur alıyoruz. Müşteriyi yeni faizden başlatıyoruz. Bu muamelenin bir masrafı yok.` İkinci grupta yeniden yapılandırmaya istekli olmayan bankalar var. Burada durum biraz daha karmaşık. Değişik hikayeler duydum. Bir banka `Bu faizden ödemek istemiyorsanız, hayhay, borcunuzu ödeyin, hesabınız kapatalım` diyor. Bir başka banka `Aramızda anlaşma var, eski faizden ödemeye devam etmek zorundasınız` diyor. Bir üçüncü banka, konut kredisini başka bir bankadan aldığı krediyle kapatmak isteyen müşterisine `Komisyon alırım` diyor. Önce şunu bilmekte yarar var: Banka, yasal olarak, müşterisini yeni faizden faydalandırmak zorunda değildir. Ama erken ödeme yapanlara da engel olamaz. Ne ad altında olursa olsun, erken ödeme cezası alamaz. Tüketici başka bir bankadan daha ucuza bulduğu krediyle konut kredisini kapatabilir. Konut kredisini başka bankaya taşıyabilir. Eğer bankanız konut kredinize ucuz faiz uygulamak istemiyorsa önerim şudur. Size düşük faiz verecek bir banka bulun. Bankanıza gidin. `Yeni bir kredi buldum. Eğer bana düşük faiz uygulamazsanız o bankaya gideceğim` deyin. Eğer taksitlerini muntazaman ödeyen iyi bir müşteriyseniz banka sizi kaçırmak istemeyecek, faizi indirecektir. Nitekim araştırmalarım başlangıçta mırın kırın ettikten sonra faiz indirimine razı olan bankalar olduğunu gösteriyor. Hiçbir banka iyi bir müşteriyi kaçırmak istemez. Bankanız, her halükarda, başka bir bankadan temin ettiğiniz krediyle konut kredinizi kapatmak zorundadır. Yeni krediden % 15 Kaynak Kullanım Destekleme Fonu kesilmez. Yasaktır . Geçen cumartesi günkü yazımda bahsettiğim konut kredilerinden Kaynak Kullanımı Destekleme Fonu alınmaması konusundaki Maliye Bakanlığı tebliği:
T.C. MALİYE BAKANLIĞI Gelir idaresi Başkanlığı SAYI: B.07.1.GİB .0.68/6802-69 KONU: TÜRKİYE BANKALAR BİRLİĞİ Nispetiye Cad . Akmerkez B3 Blok Kat 13 34340 Etiler /İSTANBUL İLGİ: 06.12.2005 tarihli ve 5744 sayılı yazınız. İlgide kayıtlı yazınızda belirtilen konuya ilişkin olarak Birliğinize gönderilen 27.04.2004 tarihli ve 18704 sayılı yazımızda, kaynak kullanımını destekleme fonu kesintisine ilişkin mevzuatta konut kredilerinin niteliği konusunda herhangi bir belirleme yapılmadığı, bu nedenle konut kredilerinin niteliğinin ve kapsamının belirlenmesine yönelik hususların bankacılık ve kambiyo mevzuatı çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği ve konunun Merkez Bankası ile Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu`nun görev alanına girdiği bildirilmiştir. Bu defa, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu`ndan alınan bir örneği ilişik 30.05.2005 tarihli ve 4882 sayılı yazıda `…gerçek kişi tüketicilere mesleki veya ticari faaliyetleri ile ilişkili olmayan amaçlara inşa halindeki konutlar ve konutun ipotek gösterilmesi şartıyla tadilat ve eklentileri için kullandırılan krediler ile; – Bir bankadan temin edilen konut kredisinin; kredi ile ilgili ödeme planının temin edilmesi, kredi ödemesinin doğrudan alacaklı bankaya yapılması, bankanın ipoteği kaldırması ile diğer bankaca konuta ipotek konulması işlemlerinin eş zamanlı yapılması, müşteri ile konut kredisi sözleşmesi imzalanarak kredinin konut kredisi olduğuna dair yazılı bir taahhütname alınması şartıyla başka bir banka tarafından kapatılması, – Bankanın kullandırmış olduğu konut kredisinin müşteri talebi üzerine farklı faiz oranı ile vadesinin değiştirilmesi, – Bankanın kullandırmış olduğu konut kredisinin müşteri talebi üzerine YTL `den dövize endeksli krediye ya da dövize endeksli krediden YTL `ye dönüştürülmesi hallerinde kullandırılan kredilerin de Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu kesintisi yapılmayacak krediler içerisinde değerlendirilebileceğinin düşünüldüğü` bildirilmektedir. Buna göre, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından `konut kredisi` olarak nitelendirilen yukarıda belirtilen söz konusu kredilerden, 88/12944 sayılı kararın 4. maddesinin (`) numaralı bendi gereğince kaynak kullanımını destekleme fonu kesintisi yapılmayacaktır. Bilgi edinilmesini ve gereğini rica ederim. Bülent TAŞ Başkan a. Gelir İdaresi Başkan Yardımcısı
Gayrimenkul kredisi (mortgage) sisteminde, verilen kredinin sizin tercihlerinize uyması çok önemli. Çünkü, bazıları büyük miktarda ön ödeme yapmak isterlerken, bazı kişiler uzun vadeli kredi arzuluyorlar. Tercihler çeşitli nedenlerle farklı olabiliyor . Örneğin, bazı kişiler için faiz oranı, bazıları için kredinin büyüklüğü, bazıları için bir süre anapara ödenmeden sadece faiz ödenmesi, bazıları için de vadenin uzunluğu önemli olabiliyor . Kurulacak sistemin kişilere değişik seçenekli krediler sunması lazım. Bunun için de öncelikle gayrimenkul kredisi piyasasının oluşturulması gerekiyor. Zaten, konunun Sermaye Piyasası Kurulu tarafından üstlenilmesinin temel nedeni de bu. Uluslararası uygulamadaki kredilendirme seçenekleri şöyle özetlenebilir: a) Sabit faizli gayrimenkul kredileri: Bu çeşit krediler, genellikle gayrimenkulün satın alınma veya ekspertiz değerinden düşük oranının % 80`ine kadar çıkabiliyor. Bazen, değerin % 95`ine varan ölçüde kredilendirme de yapılabiliyor. Ancak, gayrimenkulün değerinin % 80`inin üzerinde bir kredi istenmesi halinde faiz oranı da kademeli olarak yükseltiliyor. Sabit faizli krediler genellikle kısa vadeli krediler için kullanılıyor . Kredi verenler de, alacakları riski düşünerek, uzun vade için sabit faizli bir seçenek sunmak istemiyorlar. Bu uygulamalarda kısa vade, 7 yıla kadar olan vadeler anlamında. Sabit faizli gayrimenkul kredilerinde, her ay ödenecek anapara ve faiz miktarının toplamı da sabit ve zaman içinde artmıyor. Yani, zaman geçtikçe, ödenen toplam sabit miktar içinde faiz bölümü azalırken, anapara bölümü artıyor. Böylelikle, kredi kullanan kendisini hem enflasyondan hem de faiz artışlarından korumuş oluyor. Ayrıca, verilen kredinin % 97.5`e kadar olan bölümü, bir prim karşılığı sigorta edilebiliyor. Ülkemizde en çok tercih edilecek gayrimenkul kredisi biçimi bu olacak gibi görünüyor. b) Değişken faizli gayrimenkul kredileri: Bu çeşit gayrimenkul kredilerinde, kredinin faiz oranı, önceden üzerinde anlaşılan belli periyot ve şartlarla kredi veren tarafından değiştirilebiliyor. Değişken faizli kredilerde faiz oranı, faiz riski azaldığı için, sabit faizli kredilere nispeten genellikle daha düşük oluyor. Öte yandan, faiz oranlarının gözden geçirilmesi periyodu, 3 aydan 5 yıla kadar uzatılabiliyor. Bazen de, faizler Hazine bonosu faizlerine veya enflasyon verilerine endekslenebiliyor. Değişken faizli kredilerde, aylık ödentiler çok farklı gerçekleşebiliyor. Bu nedenle, kredi kullanan kişiler ödeme planı yapmakta biraz zorlanıyorlar. Bunu önlemek için de, faiz değişimlerine üst limitler uygulanması öneriliyor. c) Artan ödeme miktarlı krediler: Bu kredilerde de faizler sabit. Ama, ödenen toplam tutar zaman içinde artıyor. Böylelikle, ilk yıllarda daha az, sonraki yıllarda daha yüksek anapara ödemesi yapılması mümkün oluyor. Hatta, uzun yıllar anapara ödemesi yapılmayan planlar bile var. d) Arada büyük ödemeler yapılan krediler: Bu çeşit krediler, kredi kullananın beklentilerine göre şekillendiriliyor. Örneğin, 30 yıllık bir kredide, 15`inci yılda toplu bir ödeme yapılması ödenen toplam faizi ciddi biçimde düşürebiliyor. Kredi kullananlardan bazıları bu yolu seçiyorlar. Yine, ayda bir ödeme yerine iki haftada bir ödeme yapılması da, ödenen toplam faizde büyük azalma sağlıyor.
Yapı Kredi Koray Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı (GYO) Genel Müdürü Hakan Kodal, konut kredisi faiz oranlarının artık 2005 yılındaki kadar hızlı düşmeyeceğini belirterek, ”2006 yılı sonuna kadar ancak yüzde 0,85 olur diye düşünüyorum” dedi.
Yapı Kredi Koray’ın başkentte gerçekleştireceği ilk konut projesi olan ”Ankara Ankara” projesini tanıtmak için geldiği Ankara’da basın mensuplarıyla sohbet eden Kodal, konut sektörüyle ilgili değerlendirmelerde bulundu.
Konut kredisi faiz oranlarıyla konut fiyatlarının ters orantılı olduğunu ifade eden Kodal, ”Konut kredisi faiz oranlarının aşağıya doğru inmesi, konut fiyatlarının yukarıya çıkması sonucunu doğurur” diye konuştu.
Ekonomik krize de bağlı olarak konut fiyatlarının 1999 yılından başlayıp 2003 yılına kadar aşağıya indiğini ifade eden Kodal, 2004 yılından sonra da konut fiyatlarında adeta bir ”fırlama” yaşandığını söyledi.
Fiyatlardaki bu sert çıkışın konut fiyatlarının söz konusu yıllardaki durağanlığından kaynaklandığını vurgulayan Kodal, ”Şimdi konut fiyatları yüksek geliyor ama değil, zamanla artması gereken fiyatlar birden arttı. Bu fiyatlara da alışmak için zaman gerekiyor” dedi.
KONUT KREDİSİ NASIL ALINMALI?
Konut kredisi alacaklara da önerilerde bulunan Kodal, şöyle konuştu:
”Konut kredisine giriyorsanız, öncelikle cebinizde 1-1,5 senelik bir yatırımınız bulunsun. Bunu yaparsanız 5-10 yıllık krediye girebilirsiniz. Konut kredisinin sadece faiz oranına bakmayın, bankanın alacağı masraflar da çok önemli. Alacağınız konutun kiralanabilirliği ve satılabilirliği çok önemli. Şehir merkezinden alacağınız evlerin fiyatlarının artık son noktaya geldiğini unatmayın. Bayanlar genelde merkezden ister, bayanlara kanmayın. İleride rant yapacak yeni semtleri araştırın. Alacağınız konutun bulunduğu yerin ulaşımına da dikkat edin.” TOKİ dahil konut kredilerinin ve fiyatlarının şu anda orta gelirin üzerindeki gruba hitap ettiğine de işaret eden Kodal, orta altı için konut kredisi faiz oranlarının daha da aşağıya inmesi gerektiğini söyledi.
Gayrimenkul sektörüne yabancı sermayenin ilgisi konusunda da düşüncelerini bildiren Kodal, ”ideali bizim kendi içimizden bu potansiyeli değerlendirmemiz ama yabancı sermayenin gelmesi iyidir. İlk yatırımlarda büyük bir hayal kırıklığı olmazsa, bence daha da gelirler. Şu anda İstanbul’a geliyorlar, bence Güney’e de inecekler” diye konuştu.
İşte 20 soruda Mortgage: